Belki de kendimize karşı biraz daha hoşgörülü ve şefkatli davranabilmek, daha dayanıklı bireyler olma yolunda atabileceğimiz en önemli adımlardan biridir.

Kendimize de Bir Şans Versek

Yaşam, çıkışları olduğu kadar inişleriyle de bir bütün. Bazen işler yolunda gider, bazen ise tökezler, yanılır ve hata yaparız. Aslında hata yapmamak diye bir şey var mı? Açıkçası bunu pek mümkün görmüyorum. Çünkü hata yapmak, insan olmanın kaçınılmaz bir parçası.

Asıl mesele belki de hata yapıp yapmamamız değil, hata yaptığımızda kendimize nasıl davrandığımız.

Çoğu zaman yaptığımız bir hatanın ardından kendimize karşı acımasızlaşabiliyor, kendimizi küçümseyebiliyor, hatta içten içe kendimize öfkelenebiliyoruz. “Bunu nasıl yaptım?”, “Nasıl böyle bir hata yapabildim?”, “Ben zaten hiçbir şeyi doğru yapamıyorum.” gibi cümlelerle kendimizi eleştirmeye başlıyoruz.

İlginç olan ise şu: Aynı ya da benzer hatayı sevdiğimiz bir arkadaşımız veya dostumuz yaptığında ona karşı çok daha anlayışlı olabiliyoruz.

“Tamam, oldu bir kere. Bir dahaki sefere daha dikkatli olursun.”

“İnsanlık hali, hepimiz hata yapabiliriz.”

“Bunun için kendini bu kadar üzme.”

Belki de bir arkadaşımıza söylemekte hiç zorlanmadığımız bu cümleleri, kendimize söylemekte zorlanıyoruz.

Oysa küçük ya da büyük bir hata yaptığımız için zaten üzgünken, bir de üzerine kendimize yönelik acımasız eleştiriler eklediğimizde yükümüzü hafifletmek yerine daha da ağırlaştırıyoruz. Hatanın kendisi bir yana, bir de kendi içimizde açtığımız yarayla uğraşmak zorunda kalıyoruz.

Burada öz şefkat devreye giriyor. Öz şefkat, yaptığımız her şeyi doğru bulmak ya da hatalarımızı görmezden gelmek değil. Tam tersine, hatamızın sorumluluğunu alırken kendimize de insan olduğumuzu hatırlatabilmek.

Çünkü kendimize şefkat göstermek, “Ben hiç hata yapmamalıyım.” düşüncesinden uzaklaşıp “Hata yaptım, peki bundan ne öğrenebilirim?” diyebilmektir.

Belki de başkalarına gösterdiğimiz anlayışın bir kısmını kendimize ayırmanın zamanı gelmiştir.

Bir dostumuz düştüğünde elinden tutuyor, “Olur böyle şeyler.” diyebiliyorsak, kendi düştüğümüzde de kendimize aynı eli uzatabiliriz.

Çünkü hepimiz insanız. Hepimiz yanılabilir, hata yapabilir, bazen yanlış kararlar verebiliriz.

Mesele hiç düşmemek değil; düştüğümüzde kendimizi yerden kaldırırken kendimize düşman olmamak.

Belki de kendimize karşı biraz daha hoşgörülü ve şefkatli davranabilmek, daha dayanıklı bireyler olma yolunda atabileceğimiz en önemli adımlardan biridir.