Engelli bireylerin eğitim, erişim ve sosyal yaşama katılımı vicdani bir yardım değil; hukukla güvence altına alınmış temel bir yurttaşlık hakkıdır.
Evlilik bir kurtarma planı değildir. Hazırlıksız bireyleri sadece korkularla evliliğe itmek;hem insanlara hem de evlilik kurumuna yapılan büyük haksızlıktır.
Engelliler olarak önce birbirimizi anlamalı, desteklemeli ve içten dayanışmayı güçlendirmeliyiz; gerçek değişim içeriden başlar.
Engelli örgütlenmesi sayı değil bilinç işidir. Gerçek sivil toplum; ortak amaç, sorumluluk ve üretimle güçlenir, tabelayla değil.
Serebral palsi değişmeyebilir. Ama bakış açısı değişir. Gerçek güç, bedeni değil; zihni dönüştürmekte ve çocuğun ritmine eşlik etmektedir.
Çocuklukta kazandırılmayan bağımsız yaşam becerileri, yetişkinlikte bireyi hayata karşı savunmasız ve “sudan çıkmış balık” yapar.
Asıl mesele hedefe ulaşmak değil, yolun kendisini anlamlandırmaktır. Hayat bazen yön değiştirir; önemli olan yürümeye devam etmektir.
Parlak paketlere aldanıyoruz. Üründe, insanda, ilişkide… Açınca fark ediyoruz: içi boş olanın bedeli bazen hayattan kesiliyor.
İyi bir öğretmen, özellikle dezavantajlı çocuklar için hayata tutunma sebebidir. Kaynaştırma eğitiminde öğretmen ve aile iş birliği geleceği belirler.
Zihinsel ve bedensel değişimler, engelle birleştiğinde öfke patlamalarını tetikler. Anlayış, sevgi ve demokratik aile yaklaşımı bu süreci yumuşatır.
Bu bağlantı sizi https://www.engelsizmedya.org dışındaki bir siteye yönlendiriyor.