Öğrenme, herkesin farklı duyularla gerçekleştirdiği dinamik bir süreçtir. Başarılı eğitim, kalıplar sunmak yerine farklı öğrenme yollarına hitap edebilmektir.
Eski öğrencisinin kızıyla aynı masada boyama yapan bir öğretmenin, mesleğinin paha biçilemez değerini ve zamanın birikimini hissettiği duygu dolu bir yazı.
Kıyaslama gelişimi değil, yetersizlik hissini besler. Her birey benzersizdir; gerçek başarı çocuğu başkalarıyla değil, kendi dünüyle yarıştırmaktır.
Çocuklar nasihatleri değil, davranışları modeller. Siz ne kadar rol yaparsanız yapın, maskeleriniz işe yaramaz; çünkü çocuklarınız gerçek sizi dünyaya anlatır.
Aşırı korumacı steril dünyalar çocukları hayattan uzaklaştırıyor. Gerçek sorumluluk kurslarda değil, hayatın içinde yaşanarak ve deneyimlenerek öğrenilir.
Ebeveynliğin asıl amacı çocukları korumak değil, yokluğumuzda da ayakta kalabilmelerini sağlamaktır. Gerçek miras, onlara bağımsız bir yaşam bırakabilmektir.
Engellilik sadece sabırla taşınan bir yük değil; zamanın ötesinde anlamlar inşa etmeyi, hayata, kendine ve topluma seküler bir vizyon katmayı gerektirir.
Bir çocuğun değeri engelinde değil; hayallerinde, cesaretinde ve hayata bıraktığı izlerde saklıdır. Önemli olan kendisi olabilmesidir.
Serebral palsili çocukların tükenmiş kahramanlara değil, kendi ruhunu ve enerjisini koruyabilen, nefes alan ve destek alan annelere ihtiyacı var.
Çocuklar maske takmaz; engelli bireylere bakışları, içinde büyüdükleri evlerin dürüst bir aynasıdır. Önyargı doğuştan gelmez, ailede öğrenilir.
“Neden ben?” sorusuna cevap aramak yerine, hayatla ne yapacağını sormak insanı güçlendirir. Anlam; aile, umut ve emekle inşa edilir.
Engelli çocuklarda bağımsız yaşam becerilerinin önemi vurgulandı. Uzmanlar, aşırı korumacılığın özgüven ve sorumluluk gelişimini zayıflattığını belirtiyor.
Bu bağlantı sizi https://www.engelsizmedya.org dışındaki bir siteye yönlendiriyor.