Daha fazla düşünen, sorumluluk alan, birlikte hareket edebilen ve kendisini yenileyebilen insanların oluşturduğu bir sivil toplum olmak zorunda.
Sivil toplum kuruluşlarında yönetim kaçınılmazdır; ancak yönetimin amacı kendisini büyütmek değil, ortak amaca hizmet etmektir
Bir sivil toplum kuruluşunu kurmak çoğu zaman bir ihtiyaçtan, duyarlılıktan veya ortak bir hayalden doğan ilk adımdır
, kendi varlığını büyütmek değil; toplumun birlikte düşünme ve birlikte hareket etme kapasitesini büyütmektir.
Bugün verdiğimiz kararlar, yarının dünyasını kurar. Zaman geçer; geride bıraktığımız değerler, insanlar ve iyilikler yaşamaya devam eder.
Zamanı nereye ayırdığımız, yalnızca bugünümüzü değil; ailemizi, kültürümüzü ve çocuklara bırakacağımız geleceği de şekillendirir.
Bazen hayatı belirleyen, peşinden gittiklerimizden çok geride bırakmaya cesaret ettiklerimizdir; her seçim bir vazgeçiştir.
İnsan zamanı değil, ömrünü harcar. Hayatı anlamlı kılan süresi değil; önceliklerimiz, dokunduğumuz canlar ve bıraktığımız izlerdir.
Bağımlılık bir son değildir. Bilim, aile desteği ve toplumsal dayanışmayla insanı hayata kazandırmak, yarınları iyileştiren bir medeniyet sorumluluğudur.
Bağımlılıkla mücadele sadece suçla değil; insanı kazanma, aileyi ve geleceği birlikte koruma sorumluluğudur. Güvenli yarınlar ortak dayanışmayla mümkündür.
Gerçek medeniyet; yaşlısı, engellisi ve genciyle kimseyi geride bırakmadan, insan onurunu ve adaletli bir kapsayıcılığı merkeze alarak inşa edilir.
Bağımlılık, insanın yalnızlığıyla başlayıp tüm toplumu etkileyen ağır bir sınavdır. Çözüm ise ortak sorumluluk, toplumsal dayanışma ve umuttur.
Bu bağlantı sizi https://www.engelsizmedya.org dışındaki bir siteye yönlendiriyor.