İlkel toplumdan kapitalizme kadar tarihsel süreçte engellilik; yok sayılmadan köleliğe ve feodalizmin baskılarına kadar hep sınıfsal düzenin bir parçası olmuştur. Günümüzde eğitimden istihdama, erişimden sosyal yaşama kadar uzanan hak mücadelesi; savaşlar, çevre kirliliği ve ekonomik krizlerden ayrı düşünülemez. Yaşanan tüm toplumsal sorunlar birleşik kaplar gibi birbirine bağlıdır; bu nedenle engellilik mücadelesi, hayatın her alanındaki ortak hak arayışının ayrılmaz bir parçasıdır.
İnsanlık tarihi insanın var olduğu tarihten bugüne kadar tarihsel süreç içerisinden birçok evrelerden geçmiştir. Engellilik ise bu tarihsel sürecin hep bir parçası olmuştur. Toplumların sınıfsal süreci engelliliğinde içinde barındırdığı bir süreç olmuştur. İlkel toplumda insanlar sadece avlanma ile yaşamaya çalıştığı süreçte engellilik büyük olacağı düşüncesiyle doğumda ve sonrasında öldürülüp toprağa gömülmüştür. Daha sonra barınma, beslenme, ihtiyaçlar artınca köleci topluma geçilmiş engelliler köleci sistemde yapabildikleri gemilerde kürek mahkûmu vb. işlerde çalıştırılmışlar. Kölelerin alınıp satılması vb. baskılar sonucunda belli haklar elde etmeye başlandıktan sonra feodal topluma geçilmiştir. Feodal toplumda çocuk bakımı, cinsel obje gibi geri işlerde çalıştırılmışlardır. Sınıflı toplumlarda feodal toplumda kapitalist topluma geçince üretim araçları değişmiş, insani talepler artmış engellilerin yaşamsal talepleri eğitim, istihdam, sosyal uyum, iletişim, ulaşım, kullandığı alet ve edevatlar, erişim gibi sorunların hak mücadelesi baş göstermeye başlamıştır.
Bu mücadele daha çok ülkemizde elli yıl öncesinden başlamış bugüne kadar sürmüştür. Piyasa ekonomisi engelliler üzerinde de ağırlığı göstermiştir. Buradan da anlaşılıyor ki sorunların zincirlerinin her bir halkası bir franga gibi hala ortada duruyor mücadeleler bir parça rahatlatmış gibi görünüyor.
İşte bu açıdan dünyada yaşadığımız savaş, doğa katliamı, çevre kirliliği, ekonomi sadece engelli eksenimizin dışında yaşamın her noktasında bütünü bir parçası olduğu bir gerçek. Onun içindir yaşanan her sorunun yabancısı değil hak arama mücadelesinde bir parçası olunmalıdır. Hepsi birbirinin fizik kanunundaki birleşik kaplar gibidir.