Öğrenme, herkesin farklı duyularla gerçekleştirdiği dinamik bir süreçtir. Başarılı eğitim, kalıplar sunmak yerine farklı öğrenme yollarına hitap edebilmektir.
ÖĞRENME BİÇİMLERİ
Her insan öğrenir; ancak herkes aynı şekilde öğrenmez. İnsanlar yalnızca kültürel, sosyal ve ekonomik özellikleri bakımından değil, bilgiyi algılama, işleme ve anlamlandırma süreçleri açısından da birbirlerinden farklıdır. Bu farklılık, öğrenmenin niteliğini belirleyen en önemli unsurlardan biridir.
Bazı bireyler bilgiyi görseller, şemalar ve yazılı materyaller aracılığıyla daha kolay anlamlandırırken; bazıları anlatılanları dinleyerek, tartışarak veya sözel açıklamalar üzerinden öğrenmeyi tercih eder. Kimileri ise bilgiyi deneyimleyerek, uygulayarak ve yaşayarak daha kalıcı biçimde içselleştirir. Aslında öğrenme, tek bir kanalın değil, beynin birçok duyusal girdiyi birlikte işlediği dinamik bir süreçtir.
Bu nedenle öğrenmeyi keskin sınırlarla birbirinden ayrılmış kategoriler olarak değerlendirmek doğru değildir. Hepimiz görsel, işitsel ve uygulamaya dayalı öğrenme yollarının tümünü kullanırız; ancak bireysel deneyimlerimiz ve bilişsel özelliklerimiz nedeniyle bazı yollar bize daha doğal ve daha etkili gelebilir.
Eğitimin temel amacı, öğrencileri belirli kalıplara yerleştirmek değil; onların öğrenmeye nasıl daha aktif katıldıklarını keşfetmektir. Bir öğrencinin bilgiyi hangi yollarla daha kolay anlamlandırdığını fark etmek, öğretim sürecini daha verimli hâle getirir. Aynı zamanda öğretmenin kullandığı yöntemleri, materyalleri ve öğrenme ortamını öğrencilerin ihtiyaçlarına göre çeşitlendirmesine olanak sağlar.
İyi bir eğitim, bütün öğrencilerden aynı şekilde öğrenmelerini beklemek değil; farklı öğrenme yollarına hitap edebilen zengin öğrenme yaşantıları oluşturabilmektir. Çünkü öğrenme, yalnızca bilginin aktarılması değil; bireyin bilgiyi kendi zihninde yeniden inşa etme sürecidir. Başarılı öğretmenler de bilgiyi değil, öğrenmeyi tasarlayan kişilerdir.