Zihinsel ve bedensel değişimler, engelle birleştiğinde öfke patlamalarını tetikler. Anlayış, sevgi ve demokratik aile yaklaşımı bu süreci yumuşatır.
ÖFKE PATLAMALARI
Yaşamınızın bir noktasında hiç bilmediğiniz, hakkında hiçbir fikre sahip olmadığınız bir yerin , bir kentin, bir olayın yada olgunun tam orta yerinde kaldığınızı hayal edin. Büyük ihtimalle gereken bilgiyi ve donanımı elde edene kadar çaresiz , gergin , ürkek ve zamanın boylamı ilerledikçe oldukça sinirli hissedersiniz kendinizi özelliklede yeterli donanımızın olmadığında , zaman yada para gibi…
Ergenlik yukarıdaki tarife çok benzer. Herşey zamanla çok değişilir tanınmaz hale gelir dünya, yaşadığınız çevre hatta içinde bulunduğunuz aile öncesinde olduğu gibi değildir. Çünkü beyniniz, hisleriniz, bedeniniz çok çabuk değişir ve dönüşür. Bu dönüşüme ruhunuz o kadar çabuk uyum sağlayamaz. Anlatamaz ve anlaşılamaz olursunuz bir anda. Ergenlik herkesi her şekilde yorar.
İşin içine birde engeli kattığınızda durum bir anda çarpı ikiye evriliverir. Çünkü diğerlerinin şaşkınlığını evet sizlerde yaşarsınız, fakat donanımlar eşit değildir. Beyninizin eriştiği yere beyninizin ya aynı hızda erişemez ya da hiç erişmesinden söz edilemez bazı şeyleri sadece hayal edersiniz ve öylece kalır. Çünkü çoğu şey en azından şimdilik beyinle değil bedenle ilgilidir.
İşte tamda böylesine psikolojik bir durumda bireyin öfke patlamaları yaşaması , bağırması, bir yerleri dağıtması (en çokta kendini) oldukça olası bir durumdur.
Bu durumlarda genellik daha fazla anlayış ve daha yoğun ilgi ve sevgi bir o kadar da Demokratik aile yaklaşımı bu patlamaları minimize edecektir kanaatimce…