Engelli anneleri, evladının her acısını kendi bedeninde hisseden, mutluluğunu tek ölçü kabul eden sessiz ama güçlü kahramanlardır.

Engelli Anneler: Kalbiyle Yaşayan Büyük İnsanlar

Ünal Maytalman’ın Kaleminden...

Hayatta her şey göründüğü gibi değildir.

Bazı hayatlar dışarıdan sıradan görünür; oysa içinde tarifsiz mücadeleler taşır.

Ben altı aylık bir bebekken yapılan bir iğne sonucu engelli kalan bir insanım. Bugün size kendi yaşadığım zorlukları ya da karşılaştığım haksızlıkları anlatmayacağım. Bugün başka bir dünyadan söz edeceğim.

Engelli annelerinin dünyasından.

Sağlıklı bir bedene sahipken, evladının ömür boyu bir engelle yaşamak zorunda kalması… İşte asıl büyük sınav budur. Bu anneler, yalnızca çocuklarının yükünü değil; onların hayallerini, korkularını, eksik kalan yanlarını da omuzlarında taşırlar.

Bir anne düşünün…

Evladının bir uzvu eksikse, kendi bütünlüğünü eksik hisseder.

Evladı düştüğünde, anne bin kez düşer.

Evladı koşamıyorsa, anne yürüyemez olur.

Evladı az görüyorsa, anne karanlığa gömülür.

Evladı aksıyorsa, anne bacaklarını hissetmez.

Bu hissiyat tarif edilemez. Yaşanmadan anlaşılmaz.

Bu derinlik yalnızca engelli annelerinin yüreğinde vardır.

Onlara ne söylenirse söylensin, hangi övgü yapılırsa yapılsın eksik kalır. Çünkü onların mutluluğu yalnızca evladının mutluluğuna bağlıdır. Dünyanın bütün ödülleri bir çocuğun bir adımına, bir gülüşüne, bir başarısına denk değildir.

Aslında bütün anneler kutsaldır.

Ama engelli anneleri… Onlar başka bir yerde durur. Kalbimizin tam ortasında.

Çünkü onlar yalnızca kalbiyle yaşayan insanlardır.

Kalbi, evladının kalbiyle atan büyük yüreklerdir.

Bu muhteşem insanlara sonsuz saygı sunarken, onların görünmeyen fedakârlıklarını, sessiz mücadelelerini ve derin yaralarını unutmamalıyız.

Engelli anneleri yalnız değildir.

Ve asla unutulmamalıdır.