Aşk bir ayrıcalık değil, insan hakkıdır. Engelli bireylerin sevgisi cesaret değil, doğallıktır. Asıl eksik olan toplumun vicdanıdır.
Aşk Engel Tanımaz, Vicdan Sınavdan Kalır
Hâlâ “engelli bireyler de âşık olabilir” demek zorunda kalıyorsak, burada romantik bir eksiklik yoktur. Burada ahlaki bir çöküş vardır. Sorun engelde değil; sorunun adı, toplumsal vicdansızlıktır.
Aşk bir lütuf değildir.
Bir ayrıcalık hiç değildir.
Aşk, insan olmanın en temel hakkıdır.
Ve haklar, sağlam bedenlere dağıtılan birer ödül değildir.
Engelli bireylerin kalbi vardır.
Sadece atmaz o kalp; bekler, kırılır, umutlanır, yanar.
Ama toplum bu kalbi görmez.
Görürse de eğilir, bakar ve fısıldar:
“Haline bakmadan âşık oluyor.”
“Haline bakmadan hayal kuruyor.”
“Haline bakmadan sevilmek istiyor.”
Bu cümleler masum değildir.
Bu cümleler düşüncesizlik değildir.
Bu cümleler aşağılamadır.
Bu, insanı insanlıktan çıkarmanın kibar ambalajıdır.
Kim karar verdi kimin âşık olmaya layık olduğuna?
Kim sevgiyi sağlam bacaklarla, tam kollarla, kusursuz bedenlerle ölçmeye kalktı?
Aşk ne zamandan beri estetik bir standart, toplumsal bir onay meselesi oldu?
Bir tekerlekli sandalyede oturan biri sevdiğinde buna “cesaret” diyorsunuz.
Hayır.
Bu cesaret değil.
Bu, insan olmanın en sade, en doğal hâlidir.
İnsan sever.
Sevmek için izin almaz.
Sevmek için bedeninden özür dilemez.
Görme engelli biri âşık olduğunda şaşırıyorsunuz.
Sanki aşk gözle görülen bir şeymiş gibi.
Oysa aşk gözle değil;
içte büyür, içte yakar, içte taşar.
Duymayan biri sevdiğinde gülümsüyorsunuz.
“Ne anlar ki?” diyorsunuz.
Oysa anlamak duymakla değil, hissetmekle ilgilidir.
Ve hissetmenin kulakla hiçbir ilgisi yoktur.
Toplum engelli bireyleri hep aynı yere koyuyor:
“Muhtaç” rafına.
Oysa aşk muhtaçlık değildir.
Aşk eşitliktir.
Yan yana durabilmektir.
Birbirinin kalbinde yer bulabilmektir.
Bir insanın bedeni eksik olabilir.
Ama kalbi eksik değildir.
Eksik olan çoğu zaman toplumun vicdanıdır.
Ve şunu açıkça söylemek gerekir:
Aşağılayan her bakışın,
küçümseyen her cümlenin,
“haline bak” diyen her dilin
bu hayatta bir bedeli vardır.
Belki bugün değil.
Belki yarın da değil.
Ama muhakkak birgün herşeyin hesabı sorulur.
Bırakın her kalp aşkı sevgiyi hissetsin.
Bırakın her eksik beden başka bir bedenle tamamlansın.
Ve bırakın...
Bırakın sevgi iyileştirsin!