Özel Beyaz Kar Rehabilitasyon Merkezi yöneticileri ve personeli, Engelsiz Medya ve Kültür Sanat Derneği’ni ziyaret etti. Gerçekleştirilen görüşmede özel eğitimin geçmişten bugüne geçirdiği dönüşüm, mevcut ihtiyaçlar ve geleceğe yönelik beklentiler ele alınırken; özel eğitim kurumları ile engelli hakları alanında çalışan sivil toplum kuruluşları arasındaki iş birliğinin önemi vurgulandı.
Engellilerin eğitim, sosyal yaşam, kültür, sanat ve toplumsal hayata eşit ve etkin biçimde katılımının güçlendirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüren Engelsiz Medya ve Kültür Sanat Derneği, Özel Beyaz Kar Rehabilitasyon Merkezi yöneticileri ve personelini ağırladı.
Gerçekleştirilen ziyarette, engelli bireylerin yaşamını doğrudan ilgilendiren pek çok konu başlığı üzerinde karşılıklı değerlendirmelerde bulunuldu. Görüşmenin ana gündemlerinden birini ise özel eğitimin dünü, bugünü ve yarını oluşturdu.
Özel eğitimin geçirdiği dönüşüm masaya yatırıldı
Görüşmede özel eğitim alanının yıllar içerisinde geçirdiği değişim ve dönüşüm ele alınırken, geçmişte daha çok bireyin mevcut yetersizliklerine odaklanan yaklaşımların yerini giderek bireyin potansiyelini ortaya çıkarmaya, bağımsızlığını desteklemeye ve toplumsal yaşama katılımını artırmaya yönelik yaklaşımlara bıraktığı değerlendirmesi yapıldı.
Özel eğitim hizmetlerinin yalnızca akademik ya da terapötik destekten ibaret olmadığına dikkat çekilirken; bireyin günlük yaşam becerilerinden sosyal ilişkilerine, iletişiminden bağımsız yaşam becerilerine kadar geniş bir çerçevede desteklenmesinin önemine vurgu yapıldı.
Görüşmede ayrıca özel eğitim alanında görev yapan eğitimcilerin, uzmanların ve diğer meslek profesyonellerinin yanı sıra ailelerin de sürecin önemli bir parçası olduğu ifade edildi.
Çocuğun veya bireyin eğitim kurumunda kazandığı becerilerin günlük yaşamda kullanılabilmesi için aile, eğitim kurumu ve sosyal çevre arasında güçlü bir iletişim ve iş birliği kurulmasının gerekliliği üzerinde duruldu.
“Eğitim kurumları ve sivil toplum birlikte hareket etmeli”
Toplantının öne çıkan başlıklarından biri de engellilere hizmet sunan eğitim kurumları ile engelli hakları savunuculuğu yapan dernekler arasındaki iş birliği oldu.
Engelli bireylerin yaşam kalitesinin artırılmasının yalnızca eğitim hizmetlerinin geliştirilmesiyle mümkün olmadığına dikkat çekilirken, eğitim, hak savunuculuğu, sosyal farkındalık, kültür, sanat ve iletişim alanlarının birbirini tamamlayan unsurlar olduğu görüşünde ortaklaşıldı.
Bu kapsamda özel eğitim kurumlarının sahada karşılaştığı sorunlar ile engelli bireylerin ve ailelerin hak temelli taleplerinin sivil toplum kuruluşları aracılığıyla daha geniş kesimlere ulaştırılmasının önemli katkılar sağlayabileceği değerlendirildi.
Eğitim kurumlarının sahadaki deneyimi ile engelli derneklerinin hak savunuculuğu deneyiminin bir araya gelmesinin, engelli bireylerin gerçek ihtiyaçlarının daha doğru tespit edilmesine ve çözüm önerilerinin geliştirilmesine katkı sunacağı ifade edildi.
İş birliği yaşamın her alanına yayılmalı
Görüşmede iş birliğinin yalnızca eğitim alanıyla sınırlı kalmaması gerektiği de gündeme geldi.
Engelli bireylerin eğitim hakkının yanı sıra;
- sosyal ve kültürel yaşama katılımı,
- sanat faaliyetlerine erişimi,
- istihdam olanakları,
- bağımsız yaşam becerileri,
- erişilebilirlik,
- toplumsal farkındalık,
- haklara erişim,
- ailelerin bilinçlendirilmesi
gibi çok sayıda başlıkta ortak çalışmalar yapılabileceği değerlendirildi.
Özellikle engelli bireylerin yalnızca hizmet alan kişiler olarak değil, toplumun eşit ve aktif bireyleri olarak görülmesi gerektiği konusunda ortak bir yaklaşım ortaya konuldu.
Bu anlayış doğrultusunda eğitim kurumlarının bireyin gelişimini desteklerken, sivil toplum kuruluşlarının da bireyin toplumdaki haklarını ve görünürlüğünü güçlendirmesinin birbirini tamamlayan iki önemli alan olduğu vurgulandı.
Özel eğitimin geleceği için ortak akıl vurgusu
Görüşmede özel eğitimin geleceğine ilişkin değerlendirmelerde ise değişen ihtiyaçlara, teknolojik gelişmelere ve birey merkezli eğitim anlayışının güçlendirilmesine dikkat çekildi.
Özel eğitim hizmetlerinin geleceğinde bireyin yalnızca eğitim sürecindeki performansının değil, hayatın tamamındaki bağımsızlığının ve yaşam kalitesinin temel ölçütlerden biri olması gerektiği ifade edildi.
Bireyselleştirilmiş eğitim programlarının yanı sıra sosyal becerilerin, öz bakım becerilerinin, iletişim becerilerinin ve bağımsız yaşam becerilerinin desteklenmesinin önemine değinildi.
Ayrıca engelli bireylerin kendi yaşamlarıyla ilgili kararlara mümkün olduğunca katılmalarını sağlayan, aileleri ve uzmanları sürecin paydaşı olarak gören daha kapsayıcı bir yaklaşımın geliştirilmesinin gerekliliği üzerinde duruldu.
“Aynı hedef için farklı alanlardan güç birliği”
Ziyaretin, özel eğitim alanı ile engelli hakları savunuculuğu arasında daha güçlü iletişim ve iş birliği kurulması açısından önemli bir buluşma olduğu değerlendirildi.
Karşılıklı bilgi ve deneyim paylaşımının gerçekleştirildiği görüşmede, farklı alanlarda çalışan kurumların aynı hedef doğrultusunda bir araya gelmesinin engelli bireylerin yaşamına doğrudan ve somut katkılar sağlayabileceği konusunda ortak paydada buluşuldu.
Özel Beyaz Kar Rehabilitasyon Merkezi ile Engelsiz Medya ve Kültür Sanat Derneği arasındaki bu buluşmanın, önümüzdeki dönemde engelli bireylerin eğitimden sosyal yaşama kadar daha geniş bir alanda desteklenmesine yönelik ortak çalışmaların geliştirilmesine zemin oluşturması hedefleniyor.
Ziyaret, karşılıklı iyi dilek ve temennilerin ardından sona erdi.



