Haber

Körler Federasyonu’ndan 8 Mart Çıkışı

Türkiye Körler Federasyonu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada engelli kadınların çifte ayrımcılığa maruz kaldığını vurguladı.

TÜRKİYE KÖRLER FEDERASYONU 8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ BASIN AÇIKLAMASI,

Basına ve Kamuoyuna,

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde yine çiçeklerin zarafetinden, kadınlığın kutsallığından ve çocukların masumiyetinden bahsedilecek.

Oysa biz biliyoruz ki; kadın cinayetlerinin sıradanlaştığı, çocukların çocukluklarını yaşayamadan “korunmaya muhtaç” hale getirildiği bir düzende, bu süslü cümleler sadece suçun üzerini örtmek için kullanılan birer şaldır.

Toplumsal Yara Bizim Evimizde Kanıyor !

Kadın ve çocuk meselesi, bu toplumun en derin ve en açık yarasıdır. Biz bu yarayı sadece haber bültenlerinden takip etmiyoruz; her sabah sokağa çıktığımızda, her gece başımızı yastığa koyduğumuzda yaşıyoruz.

Kadının emeğinin görünmez kılındığı, bedeni ve kimliği üzerinden tahakküm kurulduğu bu sistem; savunmasız bırakılan çocukların geleceğini de aynı karanlığa mahkûm ediyor.

Eğer bugün bir kadın olmak ateşten gömlek giymekse, görme engelli bir kadın olmak o ateşin tam kalbinde yaşamaktır. Toplumun genelindeki kirli cinsiyetçilik, söz konusu engelli kadınlar olduğunda yok saymaya, iradesizleştirmeye ve çifte sömürüye dönüşüyor.

Bizler; şiddet gördüğünde sığınacağı evi erişilebilir olmadığı için susmak zorunda kalan, anne olma hakkı dahi tartışmaya açılan, istihdamda ise sadece birer “kota dolgusu” olarak görülen kadınlarız.

Çocuk koruma politikalarımız hâlâ bir vitrin süsü olmaktan öteye gidememektedir. Engelli çocuklarımızı sosyal hayatın dışına iten, onları yalnızca kapalı kapılar ardında “güvende” sanan bu zihniyet, aslında onları hayattan ve gelecekten koparmaktadır.

Tavrımız Sloganlara Sığmaz

Biz bugün burada bir kutlama için değil, bir yüzleşme için varız. Samimiyetsiz ziyaretlerden, yılda bir gün önümüze atılan vaatlerden ve bizi hayatın öznesi değil yalnızca nesnesi olarak gören bakış açısından usandık.

Dünyayı görmüyor olmamız, bu toplumsal çürümüşlüğü hissetmediğimiz anlamına gelmez. Aksine, biz bu karanlığı herkesten daha iyi görüyor ve seziyoruz.

Son Sözümüz Şudur:

Kadının ve çocuğun özgürleşmediği, engelli kadının bu özgürlüğün bir parçası olmadığı hiçbir eşitlik anlatısına inanmıyoruz.

Biz, acınmak ya da anlaşılmak için değil, doğrudan hak ettiğimiz hayatı kendi irademiz ve kolektif mücadelemizle almak için buradayız.

Sahte alkışlarınızı kendinize saklayın. Biz, gerçeğin ve mücadelenin içindeyiz.

Türkiye Körler Federasyonu; engelli kadınların toplumsal cinsiyet eşitliğinin öznesi olarak tanınması, şiddetten korunma mekanizmalarının erişilebilir ve işlevsel hale gelmesi ve engelli çocukların kapatıldığı değil güçlendirildiği bir çocuk koruma sistemi kurulması için yıllardır sahada, ısrarla ve geri adım atmadan mücadele etmektedir.

Bu mücadele bir temenni değil; eşit, güvenli ve onurlu bir yaşam talebidir.

Ve bu talep, yok sayılmaya karşı örgütlenen irademizle yükselmeye devam edecektir.