VALİDE’SİNİN BÜYÜ MERAKI YÜZÜNDEN İDAM EDİLEN BAHTSIZ ŞEHZADE

III. Mehmed’in kudretli annesi Safiye Sultan ile hırslı gelini Halime Sultan arasındaki iktidar savaşı, Osmanlı tarihinin en hazin infazlarından birine yol açtı. Halime Sultan’ın oğlunun geleceği için bir falcıya danışması ve gelen "padişah ölecek" cevabının Safiye Sultan’ın eline geçmesi, Şehzade Mahmud’un sonunu hazırladı. Halk ve yeniçerilerce çok sevilen genç şehzade, bir saray entrikası ve kehanet suçlamasıyla 1603’te cellatlara teslim edildi.

Şehzade Mahmud (yaklaşık 1587 - 7 Haziran 1603), Osmanlı Padişahı III. Mehmed'in en büyük oğlu olarak Manisa Sarayı'nda doğdu. Babası o sırada henüz şehzade ve Manisa sancakbeyi iken dünyaya geldi. Annesi Halime Sultan'dır (bazı kaynaklarda I. Mustafa'nın da annesi olduğu kesinleşmiştir; bu husus 2010'lardan itibaren modern Osmanlı tarihçiliğinde Günhan Börekçi gibi araştırmacılarla netleşmiş bir bilgidir, eskiden farklı anneler olduğu tartışılıyordu).

Şehzade Mahmud, savaşçı kişiliği, yetenekleri ve cesaretiyle dönemin en sevilen şehzadelerinden biriydi. Halk, yeniçeriler ve bazı devlet görevlileri tarafından büyük takdir görüyordu; adeta Osmanlı tarihinin trajik figürlerinden Şehzade Mustafa'ya benzer bir popülariteye sahipti. Ancak açık sözlülüğü ve babasının yönetim tarzını (özellikle Celali İsyanları'nın kötü idaresini) yüksek sesle eleştirmesi, tahta geçerse devleti düzelteceğini vaat etmesi, saraydaki güç dengelerini sarstı.

Bu durum, özellikle Valide Safiye Sultan için büyük bir tehdit oluşturuyordu. Safiye Sultan, oğlu III. Mehmed'in tahtta kalması ve kendi "valide" konumunu koruması için her türlü rakibi bertaraf etmeye hazırdı. Anadolu'daki Celali İsyanları'nın şiddetlenmesi sırasında Şehzade Mahmud, isyanların bastırılması gerektiğini düşünüyor ve bu konuda babasından ordu talep ediyordu. Bu talep, Safiye Sultan'ın etkisiyle "isyan hazırlığı" olarak yorumlandı.

Trajik olay, annesi Halime Sultan'ın geleceği öğrenmek için bir dervişe veya falcıya (bazı kaynaklarda mektupla bir din adamına) danışmasıyla tetiklendi. Kehanet, III. Mehmed'in yakında (altı ay içinde) öleceğini ve tahtın oğluna geçeceğini öngörüyordu. Bu mesaj Safiye Sultan tarafından (baş harem ağası aracılığıyla) ele geçirildi ve padişaha iletildi. Safiye Sultan, rakip valide adayını ve torununu ortadan kaldırmak için oğlunu kışkırttı.

III. Mehmed, önce Halime Sultan'ı sorgulattı ve dövdürerek itiraf aldı. Ardından oğlunun halk ve yeniçeriler arasındaki sevgisinden, ordu talebinden ve kehanetten korkarak karar verdi. 7 Haziran 1603 gecesi, Topkapı Sarayı'nda dört sağır-dilsiz cellat tarafından boğdurularak idam edildi (padişah kapı dışında bekledi ve ölümünden emin olmak için odaya girdi). Annesi Halime Sultan Eski Saray'a sürgün edildi (öldürülmedi), ancak Mahmud'un yandaşları ve bazı cariyeler Boğaz'a atılarak boğuldu.

Bu idam, Ekber ve Erşed (yaşça büyük ve liyakatli olanın önceliği) sistemi resmileşmeden önce babası tarafından öldürülen son şehzade olarak tarihe geçti. Şehzade Mahmud aslında Manisa Sancakbeyliği'ne atanacaktı, ancak ölümüyle bu görev boş kaldı.

III. Mehmed, oğlunun idamından yaklaşık 6,5 ay (bazı kaynaklarda 52-56 gün, genel kabul 6 ay civarı) sonra, 22 Aralık 1603'te öldü. Ölüm nedeni genellikle şişmanlığa bağlı rahatsızlıklar, kalp krizi veya melankoli/üzüntü olarak belirtilir; bazı tarihçiler oğlunun idamının vicdan azabının etkili olduğunu söyler.

Güncel tarihçilikte (özellikle Leslie Peirce, Günhan Börekçi gibi araştırmalarla) bu olay, valide sultanlar arası rekabetin (Safiye-Halime çekişmesi) ve saray entrikalarının en çarpıcı örneklerinden biri olarak değerlendirilir. Kehanet motifi ve Safiye Sultan'ın aktif rolü, dönemin kaynaklarında (Avrupalı elçi raporları dahil) sıkça vurgulanır.