11 Mart-11 Plaka:Bilecik İmparatorluğun Doğduğu Toprak

Anadolu’nun köklü şehirlerinden Bilecik, Osmanlı’nın doğduğu toprak. Tarihi mirası, doğal güzellikleri ve kültürüyle keşfedilmeyi bekleyen bir şehir.

Bugün Günlerden Bilecik

Anadolu’nun bazı şehirleri vardır; büyük gürültülerle değil, sessiz ama derin bir tarih ile konuşur.

İşte o şehirlerden biri de Bilecik.

Marmara Bölgesi’nin güneydoğusunda yer alan bu şehir, küçük görünse de Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından birine ev sahipliği yapmıştır.

Çünkü burada bir devletin temelleri atılmıştır.

13. yüzyılın sonlarında Osman Gazi, Söğüt ve çevresinde kurduğu beylikle ileride üç kıtaya yayılacak büyük bir imparatorluğun ilk adımını attı.

Onun manevi rehberlerinden biri ise Şeyh Edebali idi.

Bugün Şeyh Edebali Türbesi, bu büyük hikâyenin en önemli simgelerinden biri olarak ziyaretçilerini ağırlıyor.

Bilecik’in Tarihçesi

Bilecik’in tarihi yalnızca Osmanlı ile başlamaz.

Bölge; Hititler, Frigler, Lidyalılar, Persler, Roma ve Bizans gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapmıştır.

Ancak şehri tarih sahnesinde öne çıkaran asıl dönem, Osmanlı’nın kuruluş yıllarıdır.

Özellikle Söğüt ilçesi, Osmanlı’nın doğduğu yer olarak kabul edilir.

Bugün her yıl düzenlenen Söğüt Ertuğrul Gazi'yi Anma ve Yörük Şenlikleri, bu tarihi mirası yaşatmaya devam ediyor.

Bilecik’te Gezilecek Yerler

Bilecik’e yolu düşenlerin mutlaka görmesi gereken bazı yerler var:

Şeyh Edebali Türbesi

Osmanlı’nın manevi mimarının ebedi istirahatgahı.

Ertuğrul Gazi Türbesi

Osmanlı’nın kurucusu Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi’nin türbesi.

Söğüt

Osmanlı tarihinin başladığı topraklar.

Pelitözü Göleti

Doğayla baş başa kalmak isteyenler için güzel bir kaçış noktası.

Bilecik’te Ne Yenir?

Her Anadolu şehri gibi Bilecik’in de kendine has mutfağı var.

Öne çıkan lezzetlerden bazıları:

Bilecik Mantısı

Bıldırcın Kebabı

Nohutlu Mantı

Cevizli Lokum

Bu yemekler, Anadolu mutfağının sade ama güçlü karakterini yansıtır.

Engelliler İçin Bilecik

Bir şehri gerçekten modern yapan şey yalnızca tarihi değil, herkes için yaşanabilir olmasıdır.

Son yıllarda Bilecik’te özellikle şehir merkezinde bazı kamu alanlarında erişilebilirlik çalışmalarının arttığı görülüyor.

Kaldırım düzenlemeleri, bazı kamu binalarında rampalar ve erişilebilir girişler bu konuda atılmış önemli adımlar.

Ancak her şehirde olduğu gibi daha yapılacak çok şey var.

Çünkü bir şehir ancak engelliler için erişilebilir olduğunda gerçekten herkesin şehri olur.

Bilecik belki kalabalık bir metropol değil.

Ama bu şehirde tarihin derinliği, Anadolu’nun sadeliği ve köklü bir miras var.

Ve bazen bir şehri büyük yapan şey nüfusu değil…

Tarihe bıraktığı izdir.

Bugün günlerden Bilecik.

Ve bu şehir bize bir gerçeği hatırlatıyor:

Büyük imparatorluklar bazen küçük bir Anadolu kasabasında doğar.

Bugün günlerden Bilecik… Bilecik: Osmanlı’nın İlk Başkenti

Bilecik’te tarih kadar uzun ve engelsizdir yürekler.”

Yarın başka bir şehirde Anadolu’nun hikâyesine devam edeceğiz.